Salı, Ekim 21, 2008
Bozcaada
Çarşamba, Temmuz 30, 2008
Cumartesi, Temmuz 19, 2008
Karasu-Yenimahalle
oradaydık. Çok güzel bir sahil kasabası. Güneşin batışı çok güzeldi.
Çarşamba, Temmuz 09, 2008
Perşembe, Mayıs 29, 2008
Cumartesi, Mayıs 10, 2008
Pazartesi, Mart 17, 2008
Fırtına çıktığında uyuyabilirim...
Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik
satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu.
Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde
çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce
çalışmaktan vaz geçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi
olur diyorlardı.
Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın
haline bakıp 'çiftlik işlerinden anlar mısın?' diye sormadan edemedi
çiflik sahibi. 'Sayılır' dedi adam, 'fırtına çıktığında uyuyabilirim'.
Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boşverip çaresiz adamı işe aldı.
Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü
de görünce içi rahatladı. Ta ki o fırtınaya kadar:
Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina
çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu: 'Kalk, kalk!
Fırtına çıktı. Herşeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.' Adam
yatağından bile doğrulmadan mırıldandı: 'Boşverin efendim, gidin
yatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim
ya.' Çiftçi adamın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi sabah ilk işi onu
kovmak olacaktı, ama şimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu.
Dışarı çıktı, saman balyalarına koştu: A-aa! Saman balyaları
birleştirilmiş, üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı. Ahıra
koştu. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı
desteklenmişti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı
kapatılmıştı. Çiftçi rahatlamış bir halde odasına döndü, yatağına
yattı. Fırtına uğuldamaya devam ediyordu. Gülümsedi ve gözlerini
kapatırken mırıldandı: 'Fırtına çıktığında uyuyabilirim'
Sıkıntılara zihnen (bilgi, plan), mânen (dua), maddeten (tedbir)
hazırsanız, fırtına çıktığında uyuyabilirsiniz. Hayatınız boyunca.
Sevgiyle kalın.
(KIZGINLIKLA KARAR ALMAYIN, MUTLULUKTAN UÇTUĞUNUZDA
SÖZ VERMEYİN. İKİSİ DE SARHOŞLUK ÂNIDIR, AKIL BAŞTA DEĞİLDİR.
Perşembe, Mart 13, 2008
Süpper bi teklif :)
SüperTeklif nedir?
Süper Teklif, SüperTeklif web sitesine üye olan kullanıcıların izinleri doğrultusunda farklı kanallardan tanıtım mesajları yayınlayan ve bu mesajlardan gelen kazançlarının belli bir kısmını kullanıcılarına dağıtan Türkiye'nin ilk web tabanlı izinli pazarlama platformudur.
SüperÜye nedir? Bana ne kazandıracak?
SüperTeklif'e üye olan kullanıcılarımızın hepsi birer SüperÜye'dir. SüperÜye olduğunuzda kendi okuduğunuz ve sizin davetinizle SüperÜye olanların okuduğu tanıtım mesajlarından Puan kazanırsınız. 100.000 Puan'a ulaştığınızda dilerseniz 100 YTL hesabınıza yatırılır. Ayrıca profil bilgilerinizi güncellediğinizde ekstra Puan kazanırsınız.
Nasıl SüperÜye olurum?
Türkiye'nin ilk web tabanlı izinli pazarlama platformu SüperTeklif'e üye olmak için Aşağıdaki link e tıklamanız yeterli.
Bunu içinde ööle spam falan olayı yok ayrıca hoşunuza gitmezse üyelikten çıkmak da çok basit. Tavsiye ediyorum.
Cuma, Şubat 29, 2008
Pazar, Aralık 30, 2007
Pazartesi, Aralık 24, 2007
Beş İnceliği Yücelt, Dört Kötülükten Kurtul !
Konfüçyus dedi ki;
Beş inceliği yücelt, dört kötülükten kurtul!
Öğrenci sordu:
Bu beş incelik nedir?
Konfüçyus yanıtladı:
1- İyi insanlar, müsrif olmadan eli açık olurlar,
2- Gocunmadan çalışkan olurlar,
3- Haris olmadan istek duyarlar,
4- Mağrur olmadan rahat davranırlar,
5- Ürkütücü olmadan saygın olurlar.
Öğrenci sordu:
Dört kötülük nedir?
Konfüçyus yanıtladı:
1- Nasihatsız infaz; bu, gaddarlıktır.
2- Öğretmeden başarıları ölçmek; bu, kabalıktır.
3- Yönetimde gevşek olup sınırları koymak; bu, kötü niyettir.
4- Başkalarının hakkını verirken cimri davranmak; bu, bürokrat olmaktır.
Çarşamba, Aralık 12, 2007
Salı, Kasım 27, 2007
Perşembe, Kasım 22, 2007
Bi yorum yollamak ister misiniz? :)
Eğer bana yorum yollamak istiyorsanız, resimlerin altında bulunan yorum butonuna basarak açılan pencereye yorumlarınızı yollayabilirsiniz. Yorumun altında diğer butonuna basarsanız adınızı altına yazabilirsiniz, isimsize basarsanız yorumunuz isimsiz yayınlanır. Siz nasıl isterseniz J
Salı, Kasım 20, 2007
Pazartesi, Kasım 19, 2007
Akıl Nedir?
Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar :
- Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?
Doktor:
- Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz. Bir kaşık,
bir fincan ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.
- Siz ne yapardınız?
Adam:
- Ooo ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova kaşık ve
fincandan büyük.
- Hayır, der doktor. Normal bir insan küvetin tıpasını çeker.
Ders : Sadece bize sunulanlar dışında çözüm bulmaktır, akıl...
Çarşamba, Kasım 14, 2007
Yalandan da Olsa...
Belki durup dururken yanına gelinceSöylediklerimi anlamsız buldunOysa vakit yoktu ama sen haklıydın Çünkü böyle şeyler aceleye gelmezdi Yalandan da olsa ne güzel güldün o akşam bana.. Belki tanışmak zor iyi anlaşmak zor Peki görüşmek çok mu kolaydı?Çok kısa bir zamanda belki birazda zorla Bence gayet iyide anlaştık Yalandan da olsa ne güzel güldün o akşam bana Yalandan da olsa ne güzel güldün o akşam bana... Pazartesi, Kasım 12, 2007
Mutluluk Üzerine :)
Sizi tatlı kılacak kadar yeterli mutluluğunuz olsun, güçlü kılacak kadar acı deneyiminiz, insan kılacak kadar üzüntünüz ve sizi mutlu kılmaya yetecek kadar umudunuz olsun.
Daima kendinizi başkalarının ayakkabılarına koyun. Eğer ayaklarınız acıyorsa, o kişininkiler de acıyordur. En mutlu kişiler, herşeyin en iyisine sahip olanlar değildir, onlar karşılarına çıkan herşeyin değerini en iyi bilenlerdir.
Mutluluk; ağlayanlar, incinenler, araştırma yapanlar, ve çabalayanlar için vardır, çünkü böyle insanlar hayatlarına giren her insanın önemini takdir edenlerdir.
Kahkaha ruhun dansıdır.
Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır. Konfiçyüs
İyi geçirilmiş bir günün, mutlubir uyku getirmesi gibi; iyi yaşanmış bir hayat da mutlu bir ölüm getirir. Leonardo da Vinci (1452-1519)
Ayakkabılarım olmadığı icin üzülürdüm, ta ki sokakta ayakları olmayan adamı görene kadar Balzac
Karamsar olmak zor değil. Zor olan, çılgın bir firtınadan sonra gökkuşağı gibi gülümseyebilmektir.
Benim mutluluğum şundan ileri geliyor: Sahip olduğum şeyler için seviniyor, Sahip olamadığım şeyler üzerinde düşünmüyorum.
Gülmek için mutluluğu beklersen tebessüm bile edemeden ölürsün.
Bol bol gülümse, hem maliyeti sıfırdır, hem de bedeline paha biçilmez...
Başarı istediğini elde etmek, mutluluk ise elde ettiğini sevmektir...
Her zaman mutluluğun doruğundayken gülünmez. Bazen sırf hayata gıcıklık olsun diye uçurumun kenarındayken bile gülümseyeceksin.
Akılsız adam mutluluğu uzaklarda, akıllı ise o'nu ayaklarını altında arar...
Perşembe, Kasım 08, 2007
DERT AĞACI
Eski çiftlik evini restore etmek için tuttuğum marangoz, işteki ilk gününü zorlukla tamamlamıştı.
Arabasının patlayan lastiği onun işe bir saat geç gelmesine neden olmuş,
elektrikli testeresi iflas etmiş ve şimdi de eski püskü pikabı çalışmayı reddetmişti.
Onu evine götürürken yanımda adeta bir taş gibi oturuyordu.
Evine ulaştığımızda beni, ailesiyle tanışmam için davet etti. Eve doğru
yürürken küçük bir ağacın önünde kısa bir süre durdu, dalların uçlarına her
iki eliyle dokundu.
Kapı açıldığında; adam şaşırtıcı bir şekilde değişti. Yanık yüzü tebessümle
kaplandı, iki küçük çocuğunu kucakladı ve eşine kocaman bir öpücük verdi.
Daha sonra beni arabaya yolcu etmeye geldiğinde; ağacın yanından geçerken
merakım daha da arttı ve ona eve giderken gördüğüm olayı sordum. "O, benim
dert ağacım," dedi. "Elimde olmadan işimde bazı sorunlar çııyor, ama şundan
eminim ki o sorunlar evime, eşime ve çocuklarıma ait değil. Bunun için bu
sorunları her akşam eve girerken o ağaca asıyorum.
Sabahları tekrar onları oradan alıyorum. Ama komik olan ne biliyor musunuz?
Ertesi sabah onları almaya gittiğimde, astığım kadar çok olmadıklarını görüyorum."
Öfkeyle geçen her dakikanız, mutluluğunuzdan çalınmış 60 saniyedir.
Emerson
Çarşamba, Ekim 24, 2007
Cuma, Ekim 12, 2007
Pazartesi, Ekim 08, 2007
Cuma, Ekim 05, 2007
Perşembe, Ekim 04, 2007
Pembe Yalanlar
Bize söylenmiş ilk yalan
Adamı ebe eden bir oyunda
Fasulyeden oynayışımızdır…
Oysa bi bilsek ki bu daha ne ilk
Ne de son aldanışımızdır…
Sonra birden leylekler kardeşlerimizi
Kuşlar kabahatlerimizi dile getirir…
Soramayız bile "anne söyle"
"Söyle bu pembe yalanlar nedendir"
Büyüklerin bahanesi hep
Aklımızın ermeyişindendir
Ve bir gün bakarız ki
Zaten hayat koca bir oyun
Ne yaşımız ne aklımız ermekte
Ve her gün birileri yine
Her gün bir yerlerde birine
Pembe yalanlar söylemekte
Çarşamba, Ekim 03, 2007
Cuma, Eylül 28, 2007
KÜÇÜK MUTLULUKLAR
Küçük mutluluklar, küçük, küçücük derelerdir
Büyük nehri ararken üzerinden atladığın
Arkana dönüp de bakmadığın
Küçük mutluluklar
Çıtır çıtır Pendik simitidir, çayın yanında
Aniden radyoda karşına çıkan şarkı
Kar yağınca tatil olan okul
Başarılı bir rejimin birinci günü
Sokakta sevebildiğin kedi
Yürüyen güvercinin kafası
Tenekedeki fesleğen
Kurumuş çamaşırlar, bir kış ikindisi
Geri gelen elektrik
Babanın hikayeleri
Annenin yemeği
Tamir ettiğin alet
Yeşil tişörtün, yatarken giydiğin
Bir dostun başarısı, neler çektiğini bildiğin
Elini sımsıkı tutan minik el
Dudağında ıslık yürüdüğün yol
Birden çıktığın yolculuk
Sana açılan kapılar
Sana kapıyı açanlar
Hoş gelenler
Hoş buldukların
Yalnız kalabilmek - dilediğinde
Kavuşabilmek - özlediğinde
.
.
.
.
.
.
.
.
.
(Gerisini ve milyonlarca satırı boş bırakıyorum;
kendi küçük mutluluklarını yazman,
bundan da küçücük bir mutluluk duyman dileğiyle...)
Perşembe, Eylül 27, 2007
Sevgi ve Aşk
"İnsanlar, gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanları severler, gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar... "
- Özdemir Asaf -
Çarşamba, Eylül 26, 2007
Perşembe, Eylül 20, 2007
Pazartesi, Eylül 03, 2007
Stres yönetimi
Profesör öğrencilerine stres yönetimi konusunda ders
veriyordu. Su dolu bir bardağı kaldırıp dinleyicilere sordu,
"Sizce bu su dolu bardağın ağırlığı ne kadardır?"
Cevaplar 20 gram ile 500 gram arasında oldu. Bunun üzerine
profesör şöyle dedi: "Gerçek ağırlık fark etmez. Bardağı
elinizde ne kadar süreyle tuttuğunuza göre değişir. Eğer bir
dakikalığına tutarsam, problem yok. Bir saatliğine tutarsam,
sağ kolumda bir ağrı oluşacaktır. Bir gün boyunca tutarsam,
ambulans çağırmak zorunda kalırsınız. Ağırlığı aynıdır ama ne
kadar uzun tutarsanız o kadar ağır gelir size." "Eğer
sıkıntılarımızı her zaman taşırsak, er ya da geç taşıyamaz
duruma geliriz, yükler gittikçe artarak daha ağır gelmeye
başlar. Yapmanız gereken bardağı yere bırakıp bir süre
dinlenmek ve daha sonra tekrar tutup kaldırmaktır." Yükümüzü
arada bırakmalı tekrar tazelenip dinlendikten sonra yolumuza
devam etmeliyiz. İşten eve döndüğünüzde, iş sıkıntınızı
dışarıda bırakın. Evinize taşımayın. Yarın tekrar alıp
taşıyabilirsiniz.
Çarşamba, Ağustos 29, 2007
Pazartesi, Ağustos 27, 2007
Pazar, Ağustos 26, 2007
Cuma, Ağustos 17, 2007
Cumartesi, Haziran 30, 2007
Salı, Haziran 26, 2007
Pazar, Haziran 17, 2007
Kaktüs
Pazartesi, Haziran 11, 2007
1 yılı devirdik, nice asırlara :)
Evlenme yıldönümümüz kutlu olsun. Yıllar bizi yaşlandırabilir ama sevgimizi asla. Nice yıllara birlikte...
Cuma, Haziran 08, 2007
Yeni İşyerim :)
Burası benim yeni iş yerim. İki hafta olmasına rağmen adapte oldum. Tabi bunda çalışma arkadaşlarımın yardımlarını göz ardı edemem.Çalışma arkadaşlarımla yoğun bir iş temposu içerisindeyiz. Hepsi çok iyiler, şimdilik bu kadar...
Pazar, Mayıs 27, 2007
Geçen gün yeşil olan malta eriği olmuş, tadına bile baktım bal gibi :)
Bahçenin domatesleri güneşi bekliyor
Cuma, Mayıs 25, 2007
Ne güsel şeyler bunnar :)) Hepşi benim
Canım Arkadaşım Yasemin'in bana yeni işimi kutlamak için gönderdiği en az kendisi kadar güzel çiçekler. Tekrar TEŞEKKÜRLER Canım Arkadaşım...
Balkon Çiçekleriiii
Resimler Pendikteki balkonumuzdan. İnsanın içi açılıyor baktıkça vallahi. Ben de fena çekmemişim hani :)
Perşembe, Mayıs 24, 2007
Pazartesi, Mayıs 21, 2007
Cuma, Mayıs 18, 2007
Bugün Benim Doğum Günüm!!!
Evet benim de doğum günüm geldi çattı. Bugün benim doğum günüm. Kutlayan bugünümü hatırlayarak beni yalnız bırakmayan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim. İnsan yaşlandığı için sevinmiyor elbetteki ancak hayatın telaşı içinde zaman ayırılıp, hatırlandığında çok mutlu oluyor. Ve aslında hala kendisini seven, kendisine değer veren bir sürü kişi olduğunu görüyor. Mesafelerin önemi olmadığını, dostlukların zamana yenik düşmediğini...Başta Canım Ailem olmak üzere beni seven ve hatırlayan herkeze teşekkürler!!!
Perşembe, Mayıs 17, 2007
Hayatın Rengi

Unutma! Hayatın, yaptığın tercihlerin bir toplamıdır. Bugün hayata ne vermeye karar verirsen, hayat da yarın sana onu verecektir. Birine kaba ve aşağılayıcı bir şekilde davranmayı seçtiğinde, onun da sana aynı şekilde davranması yönünde tercihini yapmışsın demektir. Sigara içmek bir seçimdir, ama böylece de her sigara başına ondört dakika erken ölmeyi kabullenmişsin demektir. En korkulu anlarda bile ümidini kırma; unutma ki en lezzetli ilik, en sert kemikten çıkar. Acıyı, hayal kırıklığını, zorluğu hayatın bir parçası olarak kabul et ve sakın ola ki şikâyet etme. Zira onlar bize hayatın nimetlerinin değerini öğretir. İnandığın şeyi yap ki, enerjin hiç tükenmesin. Kendinle barışık olduğun gibi, geçmişin ile de barışık yaşa. Başkaları için kendini unut ki, daima hatırlanasın. İçinde yaşadığın toplulukta, ortaya koyacağın güzel bir fikir, teklif veya hakikat senin tarafından ortaya koyulmasından dolayı reaksiyona sebebiyet verip kabul görmeme riski taşıyorsa, bu tür güzel fikir ve teklifi başkasına söyletme erdemini göster ki, insanlar söyleyene takılmadan güzelliklerini idrak edip icraata geçebilsinler.
Pazar, Mayıs 13, 2007
Canım Anneme...
Canım Annem Seni Çok Kocaman Seviyorum . Beni doğurdun, büyüttün, bugünlere getirdin. Bendeki her güzel şey senindir...İyiki benim Annemsin. Anneler Günün Kutlu Olsun!
Ayrıca burdan Ananem, Babanem ve Nermin Annemin de Anneler Gününü Kutluyorum. Hepinizi Çooook Seviyorum!!!!
Cumartesi, Mayıs 12, 2007
Cuma, Mayıs 11, 2007
Perşembe, Mayıs 10, 2007
Salı, Mayıs 08, 2007
Canımdan Çok Sevdiğim, Biricik, Biybiybiytanecik Kardeşimin Doğum Günü

Not:Nazar değmemesi için resimler yayından kaldırılmıştır!!!
Pazartesi, Mayıs 07, 2007
Cuma, Mayıs 04, 2007
Merhaba

Arkadaşlar çelebi mail grubundan aldığım Merhaba iletilerinden burada yayınlayacağım. Beğeneceğinizi umarım. :)
Çarşamba, Mayıs 02, 2007
Güzel bir söz...
Perşembe, Nisan 26, 2007
Boğaz Keyfi
Pazartesi, Nisan 23, 2007
Cuma, Nisan 20, 2007
Salı, Nisan 17, 2007
Perşembe, Nisan 12, 2007
Çarşamba, Nisan 11, 2007
Elma ve Çocuk

Pazar, Ekim 15, 2006
Peynirli Kırmızı Biber Salatası
Bu tarifin hem hazırlaması kolay hem de çok güzel gözüküo sofrada :))8 adet kırmızıbiber
4-5 dal taze soğan
1,5 su bardağı sert beyaz peynir,rendelenmiş
1 su bardağı ceviz, irice doğranmış
1 çay kaşığı karabiber
yarım çay bardağı maydanoz, kıyılmış
2 yemek kaşığı zeytinyağı
Hazırlanması:
Biberleri fırın telinin üzerinde altlarında bir tepsi ile diri kalacak şekilde közleyin. Bu arada soğan hariç tüm malzemeleri karıştırarak peynirli iç hazırlayın.
Biberler biraz soğuduktan sonra kabuklarını soyup, çekirdeklerini temizleyin.
Peynirli içten bir tatlı kaşığı kadar alıp 3 parmağınızla sıkıştırarak biberlerin geniş kısımlarına yerleştirin.
Yaprak sarması gibi sarın. Soğan dallarını kaynar suya atıp yumuşatın, ardından soğuk sudan geçirin.
Biberleri taze soğanlarla bağlayın. Üzerlerine 1 yemek kaşığı zeytinyağı gezdirin.
Perşembe, Ekim 05, 2006
Incredible machine
| Arkadaşlar jeponlar yapmış walla :)) İzleyin çok güsel. Bu arada bana bu maili gönderen Gül Hanım'a da teşekkürler... İyi Seyirler!!! | |
Cuma, Eylül 22, 2006
Çikolatalı Rulo Kurabişler
Evet arkadaşlar işte bu kurabiyeler benim eserim kendi ellerimle yaptım.Dün annem, kardeşim ve ananecim bize geldiler. Ben de onlara bu kurabiyeleri yaptım. Şimdi kendimi metedişim gibi olmasın lezzetli olmuşlardı. Hatta her yemekte teknik destek aldığım annecim benden tarif istedi :) Ben de ısrarlara dayanamadım işte tarif. Tatataaaa!!!
Tikkat!Baştan söliim çok kalorili!!!!
Malzemeler
200 gr Margarin (accık daha az koyabilirsiniz) (bi de oda sıcaklığında olcek)
2 yemek kaşığı pudra şekeri (biras daha tatlı olsun derseniz kaşığı dolu dolu koyun ben ööle yaptım :)
4 yemek kaşığı su
1 paket vanilya
Aldığı kadar un
1 kase damla çikolata
Bu malzemelerden bi hamur yapılcek. Bi parça hamur elde açılıp içine damla çikolatalar konularak rulo şeklinde az yağlanmış yada yağlı kağıt serimiş tepsiye dizilecek. Sora fırınlanıp üzerine pudra şekeri serpilcek. Afiyetle yencek. :)))
Not: Sevdiklerinizle yerseniz daha lezzetli oluyo, ben bizzat denedim.













































































































